
Kanarya, serçe, ispinoz gibi türlerin erkek kuşları, doksan gün içerisinde kendi türünün şarkısını tamamen öğrenebilir ve bu süreç insanın konuşmayı öğrenmesine benzer biçimde aşamalar halinde gelişir. Ancak yeni doğan bir kuşa, kendi türüne ve başka bir türe ait kuş seslerinden oluşan yapay bir şarkı dinletildiğinde, kuş yalnızca kendi türüne ait olan şarkıyı yapay şarkının içinden seçerek taklit eder. Demek ki bazı kuşların kendi türlerinin seslerini seçmesine ve öğrenmesine yarayan doğuştan sahip olduğu bir beyin mekanizması vardır.
Zebra ispinoz kuşunun beynindeki çekirdekler ve bunların birbirleriyle olan bağlantısından yararlanarak şarkı üretme sistemi oldukça iyi tanımlanmıştır. Kuşun, gelişme döneminde bu sistemin bazı bölgelerinin etkisiz hale getirilmesi, kuşun şarkısında bazı hatalar yapmasına yol açmıştır. Oysa yetişkinlik döneminde yapılan böyle bir etki, şarkıyı hasara uğratmaz. Ayrıca araştırmacılar, erkek kanarya gibi kuşlarda "zenk" adı verilen bir genin varlığını ortaya çıkartmışlardır.
Bazı sinir hücrelerinde bulunan bu gen, kuşların kendi türlerinin şarkılarını öğrenmeleri aşamasında etkin olan bir gendir. Bu gen sayesinde, gelecekte araştırmacılar, bir kuşun kendi şarkısını öğrenme aşamalarını ortaya koyabileceklerdir. Zenk geni, kuşların öğrenme yetisinin bazı genlere bağlı olduğunu göstermektedir.
Ayrıca yapılan araştırmalar, kuşların, beyinlerindeki ses kontrol mekanizmalarının çoğunlukla beyinlerinin sol yarıkürelerinde bulunduğunu göstermiştir; tıpkı insanlardaki gibi beyinlerinde bir asimetri vardır.
Yaban tavukları aslında uçabilir.Diğerleri ise binlerce yıldır boyutları için beslendiklerinden bir ağacın tepesinden atlayıp uçmaktan fazlası için çok ağırlardır. Kanatları daha fazlasını kaldıramayabilir...

Denizlerin en hızlı yüzen balığı Atlantik ve Pasifik Okyanuslarında yaşayan Istiophorus sp. türü yelken balığıdır (sailfish). Bu balık saate 109 km kadar hız yapabilir. Bu özelliği sayesinde özellikle sardalye sürülerine hızlı dalışlar yaparak onları kolayca avlar. Ayrıca bu hız ona düşmanlarında kaçma özelliği de verir. 2-2,5 metre kadar büyüyebilirler. Sırtları ve çok belirgin olan sırt yüzgeçleri mavi ve mavinin tonlarında olurken, karın kısımları gümüş renginde olur.
Bunların yanında karada en hızlı giden canlı çita olup, saatte 80 kmlik bir hıza, havadaki en hızlı canlıysa saatte 160 km'lik bir hıza ulaşabilen deniz kırlangıçlarıdır.
Bütün gezegenler Güneş'in etrafında aynı yönde dönerken Venüs neden ters yönde dönüyor?

Güneş sisteminin oluşumu sırasında sahip oldukları açısal momentum (bir cismin hızının kütlesiyle çarpımı sonucu elde edilen değer) nedeniyle, bütün gezegenlerin aynı yönde dönmeleri beklenir. Ancak, Venüs ve Uranüs, öteki gezegenlere göre ters yöne doğru dönerler. Bu, başlıca iki nedene bağlanıyor. Bu gezegenler, geçmişte büyük çarpışmalar geçirmiş olabilirler. Ayrıca, gezegenlerin üzerindeki gel-git etkisinin de dönmeyi yavaşlatabileceği, hatta tersine çevirebileceği biliniyor. Bu durum, Güneş’e yakın olan Merkür ve Venüs’de gözleniyor. Venüs, bir dönüşünü yaklaşık 243 günde tamamlıyor.

Sarı rengin parlak tonları, daha fazla ışık yansıtması nedeniyle gözlerimizi de normalden daha fazla uyarır. Bunun sonucunda gözlerde rahatsızlık hissi, görüşte zorlanma ve hatta baş ağrısı oluşabilir. Bu durum, yalnızca sarının parlak tonları için geçerlidir. Bu nedenle bu tonların, uyarı tabelaları ya da trafik çizgileri gibi dikkat çekilmek istenen yerlerde kullanılması tercih edilir.

Yakalayabildikleri her türlü deniz canlısıyla beslenirler. Büyük bir kısmı etçil olarak beslenir. Salyangoz, kabuklu, poliket, diğer derisidikenliler, dibe çökmüş ölü hayvanlar gibi hemen her şeyi yerler. Bunun yanında, Porania ve Henricia türleri dip çamurunu süzerek ve planktonlarla beslenir. Bunlarda besin vücut yüzeyine temas ettiğinde yapışkan özellikteki mukusa yapışır. Buradan siller yardımıyla ağza getirilir. Sünger ve hidroyit polipler üzerinde yaşayanlar da vardır Büyük besinlerle beslenenler, avları yutulamayacak kadar büyükse, av vücut dışında sindirilir. Bunun için mide vücut kaslarının kasılmasıyla iç kısmı dışarı dönerek ağızdan dışarı çıkıp avı sarar ve sindirir. Sindirim bittikten sonra çekici kasların kasılmasıyla tekrar vücut içine alınır.

